|
|
SAFRANBOLU ili hakkında bilgiler
|
SAFRANBOLU
Anadolu'nun kuzey bati kesiminde, Antik Devirde tarihçi Homeros'un Ilyada destaninda Paplagonya olarak geçmektedir. Yörede sirasi ile Hititler, Frigler, dolayli yoldan Lidyalilar, Persler, Helenistik Kralliklar (Pondlar), Romalilar, Selçuklular, Çobanogullari, Candarogullari ve Osmanlilar egemenlik kurmuslardir. Safranbolu 1196 tarihinde Selçuklu Sultani II.Kiliç Arslan'in oglu Muhiddin Mesut Sah zamaninda Türklerin eline geçmistir. Tarihi süreç içerisinde ise 1213-1280 tarihleri arasinda Çobanogullarinin, 1326-1354 tarihleri arasinda Candaroglullari'nin, 1354-1402 ve 1423 yilindan itibaren de Osmanli'larin egemenligine girmistir.
Safranbolu, tarihi geçmisinde, en üstün ekonomik ve kültürel düzeyine Osmanli döneminde ulasmistir. Kentin 17. yy da Istanbul-Sinop kervan yolu üzerinde önemli bir konaklama merkezi olusu, bölgede ticaretin gelisimine olanak saglayarak zenginlestirmistir. (Bu dönemde Istanbul ve Kastamonu ile yogun iliskiler yasanmis, Osmanli devlet adamlarindan bazilari kente önemli eserler birakmislardir. Safranbolu geleneksel Türk toplum yasantisinin tüm özelliklerini yansitan ve uzun tarihi geçmisinde yarattigi kültürel mirasi çevresel dokusu içinde koruyan örnek bir kenttir. Sahip oldugu zengin kültürel mirasi kent ölçeginde korumadaki basarisi Safranbolu'yu "Dünya Kenti" ününe kavusturmus ve UNESCO tarafindan "Dünya Miras Listesi"ne alinmistir. Tüm ülkede bulunan yaklasik 50 bin kadar korunmasi gerekli Kültür ve Tabiat varliginin 113'i Safranbolu' dadir. Bu zenginlik kenti bir Müze Kent haline getirmis, korumaciliktaki basarisi ise kente "Korumanin Baskenti" ünvanini kazandirmistir.
Kentin ününü olusturan Safranbolu Evleri 18.ve 19.yy. Türk hayatinin geçmisini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yasama biçimini yansitan mükemmel mimarlik bilgisi ile yapilmislardir. Yaklasik 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadir. Bu evlerin 800 kadari yasal koruma altindadir. Geriye dogru 3000 yillik tarihi geçmise sahip olan Safranbolu pek çok uygarliga ev sahipligi yapmis ve günümüze bir kültür zenginligi olarak ulasmistir. Özellikle Osmanli döneminden kalma han, hamam, cami, çesme, köprü ve essiz konaklar gelenlere hayranlik uyandiracak niteliktedir. 1975 yilinda Anitlar Yüksek Kurulunun Safranbolu'yu kentsel sit ilan etmesi ile akademik düzeyde baslayan kente olan ilgi , zamanla ülkemiz sinirlarinin disina tasmistir. 90'li yillarin basindan bu yana küçük ve orta ölçekli turistik tesislerin olusumu ile turizm ilçe ekonomisindeki yerini hissettirmeye baslamis, terk edilen konaklar, otel, lokanta gibi islevlerle yasama dönüstürülmüs, bozulan arnavut kaldirimlari yeniden yapilmis, anitsal eserler restore edilmeye baslanmis, kaybolmak üzere olan el sanatlari turistik amaçla yeniden canlilik kazanmistir.
Safranbolu'nun Isimleri
Safranbolu'nun belgelere dayanan bilinen ilk tarihi Bizans Döneminde baslamaktadir. (395-1453) Bizans Döneminde Safranbolu Dadybra (Dadibra), Müslüman Arap akinlari karsisinda bir müstahkem kale olarak (Akratia) kurulmus ve önem kazanmistir. Bizanslilar döneminde kentin adi Dadybra'dir. 1196 tarihinde Selçuklular zamaninda kentin adi Zalifre olmustur.
Beylikler döneminde ve Osmanlilarin ilk zamanlarinda kentin adi Borglu ve Borlu seklini almistir. 16 yy. Osmanli Tapu ve Tahrir defterinden izlenebilecegi gibi Borlu, yöreye yerlesen Tarakli Asiretinden dolayi "Tarakliborlu" olmustur. Tarakliborlu adindan sonra Safranbolu için Osmanlilar döneminde kullanilan diger adlar, 18 yy. ortalarinda "Zagfiran-i Borlu", 19 yy. ikinci yarisinda kisa bir süre için "Zagfiran-i Benderli" 19. yy. son çeyreginden itibaren "Zagfiranbolu", son olarakta "Zafranbolu" ve "Safranbolu" biçimine dönüsmüstür. Kente adini veren Safran bitkisi kendi agirliginin yüz bin kati kadar siviyi sariya boyayabilme özelligine sahiptir. Gida, ilaç ve kozmetik sanayiinde kullanilmaktadir. Bu ilgi çekici bitkinin dünyada üretildigi ender yerlerden biri Safranbolu'dur.
SAFRANBOLU YAYLALARI
Safranbolu'nun dogal güzellikleri ormanlar ve yaylalar, kanyonlardan, magaralardan ve yöreye özgü ürünlerde olusmaktadir Bölgenin yüzey örtüsü büyük ölçüde ormanliktir. Hem genis yaprakli hem ibreli agaçlarin bir arada bulundugu Safranbolu ormanlari her mevsimde ayri güzellikler olusturmaktadir. Bölge ormanlarinda sari, kirmizi ve yesilin tüm tonlarini görmek mümkündür.Yükselti farkliliklari bir yandan iklimi ve bitki örtüsünü degistirirken diger yandan doga sporlari için uygun ortamlar yaratmaktadir. Sariçiçek, Ahmet Usta ve Uluyayla serileri orman güzelliklerinin yogunlastigi bölgelerdir. Yogun orman alanlari ve cografi yükseltiler bölgede büyük yaylalarin olusumuna imkan saglamistir. Alçak kesimlerde yasayanlar, yazin sicak dönemlerinde hayvanlariyla birlikte yaylalara çikmaktadirlar. Orman içlerindeki genis meralar ve buralara yapilmis olan yayla evleri büyük güzellikler olusturmakta ve yöreye gelenlerin ilgisini çekmektedir.
Uluyayla
Safranbolu´ya 50 km. uzakliktadir. Safranbolu'nun kuzeyinde, Safranbolu-Ulus ve Eflani Ilçelerinin kesistigi bir noktada bulunmaktadir. 280 hektarlik 7km uzunlugundaki Uluyayla, çevresindeki ormanlarda pek çok agaç çesidini ve yaban hayatini barindirmaktadir. Ortada bulunan gölet, içinden yer alti nehrinin geçtigi magara ve çesitli sporlara elverisli yamaçlari Uluyayla´nin güzelligini artirmaktadir. Ulu yayla oldukça gür ormanlarin içinde genis ve yemyesil çayirlarin uzandigi bir alandir. Ahsap malzemeden yapilmis yayla evleri ile ormanlari bütünlesmesi ortaya cennet gibi bir mekan çikartmaktadir. Yaylada kamp ve doga yürüyüsleri için oldukça müsayittir. Ulu yayla 1700 m yükseklikte, orman dokusu açisindan oldukça zengindir. Burada treking, atla doga yürüyüsü yapilabilir, dag bisikleti ile gezinilir ve kamp çadiri kurulabilir. Her yil senlikler düzenlenmektedir.
Sariçiçek Yaylasi
Safranbolu´ya 8 km uzaklikta olan bu yayla kamp, dagcilik ve geziler için oldukça uygundur.
SAFRANBOLU TARIHI ESERLERI
Hükümet Konagi
1904 yilinda yaptirilmis, iki katli görkemli bir tas yapidir. 1976 yilinda yanmistir. Kültür ve Turizm Bakanliginca Kültür Merkezi ve Müze olarak kullanilmak üzere restoresi baslamistir. Bulundugu yer Safranbolu'da Kale olarak bilinmektedir.
Hidirlik Tepesi
Türklerin Safranbolu'ya geldiklerinde konuslandigi yerdir ve açik namazgah seklindedir. Yagmur duasi ve hidirellez kutlamalari burada yapilir. Üzerinde Köstendil Kaymakami Hasan Pasa'nin Türbesi (1845), iki namazgah, Hizir (Hidir) Pasa'nin makami ve mezari ile Kurtulus Savasi kahramanlarindan Dr.Ali Yaver Ataman'in (1955) anit mezari bulunmaktadir. Tepeye iki noktadan giris ve çikis vardir.
Yemeneciler Arastasi
Köprülü Mehmet Pasa Camisine bitisik 48 ahsap dükkandan olusan ve "yemeni" denilen ayakkabinin yapildigi eski Lonca Çarsisidir. Restore edilen çarsi turistik amaçli kullanilmaktadir. Çarsidaki Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi haftasonlari geziye açiktir.
Evin girisinde zemin katta "hayat" vardir. Bu bölüm eger tas kapliysa "taslik" adini alir. Burada isik almayi saglayan ve ayni zamanda odunlarin dizilerek hava akimiyla kurutuldugu ahsap kafesten "gliste" mevcuttur. Zemin katlarda ayrica ahirlar, büyük kazan ocaklari ve ambarlar bulunur.
Demirciler Çarsisi
Izzet Mehmet Pasa Camisi altindan geçen Akçasu deresinin iki yakasina kurulan çarsi sicak ve soguk demircilik el sanatlarinin üretildigi yasayan tek Lonca çarsisidir. Bakirci ve kalayci esnaf da bu çarsi içerisinde çalismaktadir.
Saat Kulesi
Padisah III.Selim'in Safranbolu'lu Sadrazam Izzet Mehmet Pasa tarafindan 1797 yilinda yaptirilmistir. Kare planlidir, saat zembereksizdir. Yapi restore edilmis olup, Cuma, cumartesi ve Pazar günleri geziye açiktir.
Cinci Hamami ( Yeni Hamam )
Çarsi içinde Kazdaglioglu meydanindadir. Padisah I. Ibrahim zamaninda Kazasker olan Safranbolu'lu Cinci Hoca (Karabaszade Hüseyin Efendi) tarafindan 1645 yilinda yaptirilmistir. Halen hizmet vermekte olan hamam, kadin ve erkeklere ait iki bölümden olusur.
Günes Saati
Avludaki bu saat basit tip yatay günes saatleri sinifina girer. Sabah 06:40 aksam 17:20 arasindaki zamani metal plakanin gölgesine göre gösterir. 19.yy ortalarinda yapildigi sanilmaktadir.
Incekaya Su Kemeri
Sadrazam Izzet Mehmet Pasa tarafindan yaptirilan eser, ilçe merkezine 7,5 km uzaktadir. Incekaya köyündeki su kemeri 116 metre uzunlugunda, 6 kemerli görkemli bir yapidir. Su kaynagindan ilçeye su getirilmesine yarayan kemer 110-120 cm genisliktesir. Altindaki Tokatli Dereside kanyon gezisi için ideal bir parkurdur. Restore edilen su kemeri'nin altinda çesitli etkinlikler için sahne ve oturma yerleri yapilmistir.
Arkeolojik Alanlar
Hacilarobasi, Çavuslar, Üçbölük, Akören ve Asagi Güney köylerinde çok sayida Kaya Mezari bulunmaktadir. Ilçe merkezi ile çevrede tümülüsler vardir.
SAFRANBOLU YEMEKLERI
Geleneksel Türk mutfaginin zengin yemek çesitlerini Safranbolu Mutfaginda da görmek mümkündür. Yöreye özgü yemek türlerinin yani sira, sonbaharda günümüzde daha çok köylerde yapilan kis hazirliklari dikkat çeker.
Domates salçasi, tarhana, yayim (eriste), asma yapragi salamura, dut pekmezi, üzüm pekmezi, üryani erik kurusu tavsut (elma kurusu),dut kurusu, elma ayva kizilcik (kiren) suyundan yapilan marmelat kisin sulandirilarak içilir. Evlerde saç ekmegi denilen yufka yapilir.Saç ekmegi serin bir yerde saklanir, ihtiyaç oldukça sulanarak yumusatilir, üstü örtülüp bir süre bekletildikten sonra kare veya dikdörtgen sekilde katlanarak sofraya konulur.
Yesil fasulye, etli dolma kavrulmus kiyma sarilir. Eskiden daha çok önem verilen Kiyma ve kavurma, tavalarda uzun süre pisirilip kavrulur, kiyma sahani denilen büyük sahanlara doldurulur, soguduktan sonra kaliplasan kiymalar serin bir yerde korunur. Kis boyunca bu kiyma kaliplarindan küçük parçalar halinde kesilerek yemeklerde kullanilir. Özellikle tarhana çorbasi, yayim ve bükmede kullanilir.
Safranbolu Bükmesi
Özellikle hamur isleri yönünden zengin bir kültüre sahip olan Safranbolu' lu ailelerin hafta sonu keyfinin önemli bir parçasidir. Kavrulmus kiyma, ince dogranmis sogan, ispanak veya pazi, biraz karabiberden olusan iç, firinlarda pide hamuru içine konularak pisirilir.Pisince üzerine tereyagi sürülür. Kiren serbeti ile birlikte ikram edilir. Hafta sonlarinin disinda cenaze evine es dostlari tarafindan yaptirilir, mevlitlerde de ayranla birlikte konuklara ikram edilir.
Kuyu Kebabi
Safranbolu'nun Güney bölgesinde yapilan bir kebap türüdür. Özel sekilde yapilmis kuyular odun yakilarak hazirlanir. Kuzular kancalarla kuyuya sallandirilir. Üzeri kapatilarak çamurla sivanir. Kendi buhari ile pistikten sonra parçalanarak servis yapilir.
Etli Yaprak Dolmasi
Bölgede üzüm baglari çok oldugundan asma yapragi da boldur.Yagli kiyma, pirinç, bulgur ince kiyilmis sogan biraz tuz, karabiber ve salça ile hazirlanan iç, haslanmis yapraklara özenle sarilir.Özellikle dügünlerde es dost bir araya gelerek tencerelerle sarilan dolma, yufka ekmegine sarilarak servis yapilir.
Tereyagli uzun pakla (Fasulye)
Taze fasulye uçlari temizlenip kirilmadan yikanip tepsi gibi yayvan bir tencereye dizilir. Istege göre üzerine sogan ve domates dilimleri ile süslenir.
Karistirmadan ve kapagi açilmadan kisik ateste pisirilir. Pisirilen fasulyenin üzerine eritilmis kizgin tereyagi dökülür. Sicak servis yapilir.
Cevizli Kesli Yayim
Yayim(ev makarnasi) yag, kavrulmus kiyma ve salça suyla kaynatilir. Kaynayan suya bir miktar yayim konularak pisirilir.
Peruhi
Manti hamuru açilir. Kare seklinde kesilen yufka içine süzme yogurt ve nane karisimi konularak üçgen sekilde kapatilarak kaynayan suda haslanir. Pistikten sonra üzerine tereyagi dökülerek servis yapilir.
Hosmerim
Hösmerim için evvelâ, farkli ama kolay bir tarif verelim. Önce, un ve yumurtayi yogurup minik tanecikler hazirlayin. Bir tavaya sivi yag koyup orta ateste az kavurun. Tanecikler biraz kavrulduktan sonra, dövülmüs ceviz içi de koyun, tekrar iyice kavurun. Sonra, tatlinizi bir baska kaba alip ilikken üzerine serbet dökün. Tatli soguyunca ikram edin.
Simdi sira, asil tarifimizde:
Bir tavaya, kaymak, tereyagi, tuz, karbonat ve suyu koyun. Biraz kaynatin.
Elde ettiginiz karisima 3 su bardagi unu ilâve edin. Araliklarla devamli karistirarak, 10-15dakika pisirin. Pisen hamurun etrafini toplayarak, altinin da kizarmasini saglayin.
Tatliyi, kizaran taraf üste gelecek sekilde servis tabagina alin. Üzerine toz sekeri serpin. Ikram edeceginiz tabaklara, kasikla aktararak sunun.
Safranbolu Baklavasi
Yaprak inceliginde nisasta ile açilan yufkalar bez örtülere serilerek biraz kurutulduktan sonra yaglanmis tepsiye aralarina dövülmüs ceviz serperek serilir. 40-50 yufkanin üst üste konulmasiyla yapilan baklavanin diliminin kalinligi 3 cm kadardir.Yildiz seklinde kesilip üzerine eritilmis yag dökülür.Firina verilir. Önceden hazirlanmis serbeti ilikken dökülür. Serbet içine aldiktan sonra ikram edilir.Bayramlarda Arife günü aksamdan serbeti dökülen baklava, bayram ziyaretine gidilen her evde mutlaka bulunur. Dügünlerde kiz tarafin da damat tarafinda gelen konuklara ikram etmek için mutlaka baklava yapilir. Kiz evi tarafindan bir tepsi de damada hediye edilir.
Safranli Zerde
Yörenin ismini tasiyan Safranli Zerde, kentte özellikle bayramlarda, cenaze evinde ise mevlütten sonra ikram ediliyor.
Pirinci suyla yumusayana kadar haslayin. Haslanmis pirince çekirdeksiz üzümü katin. Toz seker ile aksamdan islattiginiz bir tel safran suyunu karistirip pirince ilâve edin. Bu karisimi muhallebi kivaminda pisirip cam kâselere koyun. Soguduktan sonra ikram edin.
Cevizli Çörek
Hanimlarin kabul günlerinde sik sik yapilan cevizli çörek, bunun disinda da, cenaze evine yakinlari tarafindan götürülür. Mayali hamur açin. Yufka aralarina sivi yag sürün. Ek olarak, dövülmüs ceviz koyup rulo seklinde yuvarlayin. Dikdörtgen kesip firin tepsisine dizin, üzerine de yumurta sarisi sürün. Sonra da, tepsiyi önceden isittiginiz firina sürün. Cevizli çörek, evde firininiz yoksa, ekmek firinlarina da verilebilir.
Sini Çöregi
Sini çöregi hazirlayabilmek için, evde sac bulundurmaniz gerek. Aslinda, sac böregi tutkunu iseniz, sacsiz bir ev de düsünülemez zâten. Sini çöregi de, sacda pisirilmis ve islanmis yufkadan yapilir.Hamurunuzu yogurup yufkalari açin. Yufkalari islatmak için, süt, yogurt, yumurta, sivi yag ve tereyagi ile bir karisim hazirlayin. Ve, bu karisim ile yufkalari kat kat islatin. Diger yanda, kuru soganlari ayiklayip piyazlik dograyin. Sivi yagda, soganlarla kiymayi kavurun. ol suyla yikadiginiz ispanagi, ince ince dograyip bu harca katin. Tuzunu, kara biberini de ilâve edin. Biraz daha kavurarak harcinizi hazir edin. Islattiginiz yufkalarin arasina, iki yufkada bir olmak üzere, kiymali, soganli, ispanakli harci koyun. Tam 15 yufkayi üst üste koyduktan sonra, en üst tabakaya yumurta sarisi sürün. Önceden isttiginiz firina tepsinizi sürün. Yumurta iyice kizarana kadar pisirin.
Göbü
Mayali hamurunuzu hazirlayin. Sade yapmak istiyorsaniz, halka sekil verip kizgin sivi yagda kizartin. Yahut, ince kiyilmis maydanoz ile beyaz peynir ile hazirladiginiz harçla peynirli göbü de yapabilirsiniz. Göbüyü ayrica, cevizli, ispanakli, kiymali içle hazirlamak da mümkün. Ispanakli ve kiymali çesitlerinde, ispanak ya da kiyma piyazlik dogranmis kuru soganla az kavurulursa, çok daha lezzetli olur.
Gaygana
Gaygana ya da Kaygana, Safranbolu'da daha çok kahvaltida yeniliyor. Ayrica, kisa sürede çabucacik hazirlandigi için, hafif, aperitif yemeklerde çok sik tercih ediliyor.
Gaygana'nin yapilmasi sahiden pek kolay. Yumurta, nisasta su ve tuz ile kivamli bir karisim hazirlayin. Bir tavada tereyagini eritin ve bu karisimi tavaya dökün. Ve, bir tarafi pembelesince, öbür tarafini çevirin ve az pisirin.
Sac Bükmesi
Un, su, tuz ile hamurunuzu yogurun. Ve, bu hamurdan küçük pazilar yapin. Sonra, topaklarizi tepsi büyüklügünde açin.
Beri yanda, arzunuza göre, ispanakli, yogurtlu harçlar hazirlayin. Yogurtlu içi yaparken, torba yogurdu, nane, karabiber, yumurta karisimini tercih edin.
Ispanakli iç için ise, kuru sogani ince kiyin, kiyma ile az kavurun; üzerine ince kiyilmis çig ispanak, tuz ve kara biber ilâve edin, biraz daha kavurun. Ve, açtiginiz yufkalarin yarisina bu harçlardan esit miktarda yayarak koyun.
Kizartmaya gelince... Isin ideali, tabiî ki odun atesi. Mümkünse, odun atesinde kizdirdiginiz saçta, böreginizin iki tarafini da pisirin. Sehirde bu yok gibi... O zaman, piknik tüpü ya da set üstü ocaga müracaat edilecek demektir. Börekleriniz kizarinca, üzerine tereyagi sürülür. Elinizi yakacak kadar sicak, dumani tüterken ikram edin.
Çingen Baklavasi
Çingen Baklavasi'nda usûl tamamen farkli. Zira, yufkalar sac üzerinde hazirlaniyor. Bu tatliya, pek kolay hazirlandigi için Çingen Baklavasi ismi verilmis... Yörük köyünde, Çingen baklavasina "Koz Böregi" de deniliyor.
Ilk is olarak, sac üzerinde yufkalarinizi hazirlayin. Sonra, kuru yufkalari parçalayarak tepsinize yerlestirin. Yufkalarin arasina dövülmüs ceviz içi serpin. Üzerini de, pekmez, eritilmis tereyagi ve su karisimi ile bezeyin. Çingen Baklavasi'ni sunarken dilimlemeniz gerekiyor. Fazla sogutmadan hemen ikram edin.
Delioglan Sarigi
Yufkanizi baklava gibi açin. Sonra, yufka araralarina dövülmüs ceviz içi serpin. Hemen oklavaya sarip büzdürün. Tepsinizi önceden yaglayin; büzdügünüz yufkalari, yaglanmis tepsiye distan içe dogru dizin. Ilikken üzerine serbet dökün. Baklava serbetini çekince ikram edin.
Su Muhallebisi
Su Muhallebi, bilirsiniz, hazirlanmasi çok kolay sanilan ama, hayli maharet isteyen, çok hafif, leziz bir tatli. Malûm, kivami tutturmak meselesi...
Ise baslarken, pirinç unu ile nisastayi tatsiz olarak pisirin. Sonra, muhallebi kivamini alana kadar az sekerle pisirin. Muhallebiyi tepsinize döküp sogumasini bekleyin. Sonra, baklava seklinde kesin. Üzerine sulandirilmis pekmez ve gülsuyu döküp ikram edin.
Asure
Asirlardir degismemis bir âdet... Asure, istege göre tatli ya da tuzlu olarak, Muharrem ayinda yahirlanip komsu ve akrabalara dagitiliyor. Hazirlanmasi da çok az zaman aliyor.
Bugday, pirinç, nohut ve kuru fasulyeyi karistirin. Üzerine, önce kavrulmus ceviz parçalari dökün. En üste de, tereyagini eritip gezdirin.
Safranli Asure
Arzu edilen miktarlarda, asurelik bugday, pirinç, nohut, kuru fasulye, çekirdeksiz üzüm, kayisi kurusunu aksamdan islatin. Hepsini ayri ayri haslanyin. Sonra, büyük bir tencereye alinarak kaynatin.
Beri yanda, sari suyu çikana kadar suda islatilmis bir çay kasigi safran hazirlayin. Buna toz seker ilave edin. Ve, tencereye katin. Hepsi pisince, tencereyi atesten alin. Asureyi cam kâselere pay edin. Kâselerin üzerlerini, tarçin, dövülmüs ceviz içi, ufalanmis findik ve nar taneleri ile süsleyin.
Haluska
"Haluska"nin bir adi da, "Haluçka". TDK'nin Söz Derleme Dergisi, Cilt II'ye göre, Kastamonu'da Haluçka, Safranbolu / Zonguldak'ta Haluska, "tatar böregi" demek.
Oldukça sicak yagli suyu hazirlayin. Üzerine çok yavas ve azar azar unu dökün. Oklava ile karistirilarak orta ateste pisirin. Ve, küçük parçalar halinde tepsiye yerlestirin. Üzerine dövülmüs ceviz içi, seker surubu, yag, pekmez gezdirin.
Lokma Tatlisi
Un, su, tuz ve mayadan olusan yumusak bir hamur hazirlayin. Hamurun mayasi gelince, hamur parçalarini kasigin ucuyla alin. Ve, kizdirilmis yagda kizartin. Kizaran lokmalari yagdan çikarip önceden hazirladiginiz serbetin içine atin. Ilik ilik ikram edin.
|
|